Telefon: (+90) 533 479 2906
E-Posta: info@golokaacademy.com

Blog

Beden Zihin,Ruh Dengesiyle Şifalanma Teknikleri11

Merhabalar,


Ben Meltem Akcan,ITU Gemi Makine Isletme Muhendisi mezunuyum,işim gereği pek çok ülkeyi gezme fırsatım oldu bugüne dek.Bu firsat sayesinde ,yaklasık 11 senedir gezdiğim ülkeleri hem iş seyahati hem ,spiritüel gelişim,ilaçsız alternatif tedaviler,enerji yontemleri ile temizlik ,sifalanma ve korunma gibi pek çok tekniği ögrenme fırsatına çevirdim diyebilirim.

 

2016 senesinde ise,tüm kariyer hayatımı geride bırakıp,sadece insanlara yardım etme amacıyla Kozmk Enerji Tersapistliği eğitimi ve sertifikası alarak,bu çalışma ile birlikte seans sırasında kişinin rahatsızlıklarının hangi bolgelerde ve neden kaynaklandıgını tespit edip,tek bir organa yönelik değil bütünsel tedavi yöntemlerini uygulayarak ,danişan kişilerde bedensel ve ruhsal arınma,iyileşme ve korunma gerceklestirmeye odaklanmaktayım.
Edindiğim yuzü aşkın spiritual ve bedensel tedavi tekniklerinin genel özeti aslında şudur:
Her neye inanıyorsan inan,kapısı sevgiye, paylaşmaya,iyiliğe acılıyorsa ve sonunda kimse zarar görmüyorsa her inanış,her tedavi yöntemi aynı kapıya açılır.Insan, yanlızca doğru nefes tekniğini kullanıp,dogru beslenme ve bedensel egzersiz yontemlerini gelistirerek;kendine inanarak dahi tum hastalıkları yenebilir,pozitif düsünce gücünü gelistirebilir.

Insan 3 boyutlu bir varlık olup bu boyutlar beden ,zihin,ruh dengesiyle olşur.

Dolayisiyle insan ;

Ne yiyorsa O'dur,
Ne düşünüyorsa O ‘dur,
Ne hissediyorsa O’dur.

Bu sebeple çalışmalarımda üç boyutumuzu kapsayacak şekilde ve dunyanın beşinci boyuta geçmeye hazırlandığı bu günlerde beşinci boyuta hazırlık aşamalarını içeren aşağıdaki teknikleri uygulamaktayım:

-Kozmik Enerji Terapisi(Dna ve önceki yaşamlardan gelen negatiflerin temizlenmesi,Tüm çakraların,tüm organların,auranın temizlenmesi ve auranın 5 metre Çapında genişletilmesi)
-Şamanik şifa,
-3.göz aktivasyonu,
-meditasyon,
-nefes teknikleri,
-reiki,
-biyoenerji,
-fitoterapi ve doğru beslenme teknikleri,
-eft,
-kundalini yükseltme,
-mantra,
-renklerle tedavi,meleklerle tedavi,
-Yin yoga, hatha yoga,yoga terapi,
-Ki enerjisi,
-Vedik,
-Akupunktur Noktaları aktivasyonu,
-Kristal taşlarla tedavi,
-refleksolji

Bu 3 boyutumuza yonelik tedavilerde dikkat etmemiz gereken konuların açılımı aşağıdaki şekildedir:

NE DUSUNUYORSAK O’YUZ:

Kendi nefesimiz en büyük şifa,en güzel meditasyondur.En onemli şifamız nefesimizdir,Insan hep çözümü dışarda arıyor nedense,halbuki sadece doğru nefes alma teknikleri ile tüm bunları düzeltebiliz.

Sufi Nefes:

Başlangıç olarak,ilk hafta ,burundan 4sn nefes Alıp ,burundan 8 Sn de vermek yapabilecegimiz en dogru nefes çalısması,buna sufi nefes diyoruz ,sabah Aksam her gun yaparak hayatınıza oturtmaya çalışın,iç huzurunuzu düzeltin,hayattan keyif alın,tatminkâr olun,gelecek kaygısı taşımayın,daha sonraki haftalarda yavaş yavaş arttırın nefes saniyelerinzi, ancak verirken nefesiniz aldıgınız nefesin hep iki katı olsun.Bu nefes tekniği ,beyin dalgalarınızın beta dalgasından alpha dalgalasına geçmesini,huzurlu olmanızı ,pozitif düşünmenizi sağlayan ve tüm organlarınıza nefes gitmesini sağlayan,hastlalıkları önleyen en onemli yontemdir.

Yarım yogik nefes:

Ikinci hafta, nefes alırken 5 sn de karnınızı şişirerek alın,verirken 10 saniyede karın nefesiniziburnunuzdan bosaltın,karnınızdaki nefes insin.
Üçüncü hafta ,karın sabit,yanlız göğsünüze 6 saniyede nefes alın,alırken göğüsünüzü şişirin,verirken 12 saniyede göğsünüzü indirin.

Tam yogik nefes:

4.hafta nefes alırken 6 saniyede karnınızı şişirip nefesinizi göğsünüze taşıyın,bu sırada karnınızda siş pozisyonda göğsünüzde şiş pozisyonda olsun,nefesinizi verirken 12 saniyede yavas yavas önce göğsünüzdeki nefesi indirin ,sonra karnınızdaki nefesi boşaltın.Buna tam yogik nefes diyoruz.
Hep burundan nefes alıp,aldığınız nefesin 2 katı olacak sekilde nefes vermelisiniz.Bu egzersizleri sabah akşam 10 dakika yapıp ,gün içerisinde de mumkun olan her an burundan nefes alıp vermeyi hatırlayarak devam edebilirsiniz.
4-8 sn olarak basladıgınız nefesi her hafta arttırabilirsiniz,5-10,6-12.....20-40…60-120,120-240,140-280 sn gibi.Bugun Tibetteki yogiler 7dk da tek nefes alıp verebiliyorlar.Bukundukları alpha beyin dalgasını ve huzuru,sukuneti düsünebiliyor musunuz ?Doğduğumuzda bu sekilde nefes alıyorduk ancak zamanla unuttuk,ancak bilinçaltı hatırladığı için bu nefesi 3 gün içerisinde her an hatırlayarak, hayatınıza oturtabilirsiniz.Kendinizdeki değişimi zamanla farkedeceksiniz.Bu nefes en güzel meditasyonunuz,şifanız olup,çalısmalarınızda you tube dan 528 hz healing yazıp sevgi frekansı muzikleri dinleyebilir,gul yagı,lavanta yagı yakabilirsiniz,yada sevdiğiniz bir tütsü.Lavanta yağının frekansı normal bir insanın beyin dalgasıyla aynı frekansa esit 75 Hz dir.Gül yagının ise 320 hz.Bu yağları yakabilir,aynı zamanda gevşeme,rahatlama,stresi azaltma için ayak altından sürebilirsiniz.Vucuda en guzel emilim ayak altından olur.Elleriniz,dizlerinizde dua eder gibi acık ,gozleriniz kapalı nefesinize konstanre olun ve hiçbir sey dusunmeyin.Eger aklınıza negatif seyler gelirse affediyorum diyin.Bu sizin en yararlı ve en guzel meditasyonunuz.Sabah aksam 10 dk ve gun içerisinde aklınıza geldikce bu sekilde nefes alın.
Iki bardak suya yapılan molekul testini hemen hemen herkes duymustur.Bir bardak suya güzel sözler soylenip ,tesekkür edilmiş,diğer bardaktaki suy se küfür edilip ,lanetler okunmuş,her iki bardaktaki suyun molekulleri mikroskop altında incelendiğinde,güzel sözler söylenen bardaktaki suyun moleküllerinin kristallere,beyaz ısıga dönüstüğü,diğer bardaktaki suyun ise karanlıga,lanet ve kötü görüntülere dönistüğü görülmüs.Şimdi soruyorum:Insan vücudundaki su miktarı % 70 ile %90 aralıgında.Bu durumda soruyorum,günde beynimizden yaklasık en az 10.000 düsünce gectiğine göre,bu düsüncelerin % kacı negatif ?Insan oglu nedense negatif düsünmeye,selzenişte bulunmaya,şikayet etmeye,pozitif dusunceden daha meyilli,dogdugumuzda konusamayıp aglayarak her istediğimizi yaptırmamız gibi..Sabah kalkıtıgımızda dusun ilk damlası kafamıza deydiği andan itibaren sıraladıgımız gunde 10.000 düsüncenin kaygı,endise,korku,öfke içerdiğini ,düsüncelerimizin neredeyse buyuzk bir yuzdesinin negatif oldugunu düsünürsek,insanın kendisine yaptıgı kötülügü kendinden baskası ona yapmıyor aslında diyebilirmiyiz?Bu durumda düsüncelerimizi bu beta dalgasından alpha beyin dalgasına cevirebilmenin en kolay ve dogru yolu kendi nefesimiz,ozumuze donmektir.Tetra dalgası ise uykuda oldugumuz dalgadır ki bilinç altı tetra dalgası boyutunda cok güçlüdür ve bilinç altını yöneterek ona her istedğimizi yaptırabiliriz.Uyumadan once ornegin bazen sartlandırıız kendimizi farkında olmadan ,sabah 9 da kalkmalıyım diyerek saati kurarız ve nedense saat 9a 1 kala uyanırız,daha saat çalmadan.Sizce bu nasıl olur?Çunkü bilinçaltı asla unutmaz,kaydeder herseyi ve sayar e o saatte uyanır.Demek ki olmasını çok istediğimiz bir seyi yatmadan once zihnimize soyler ve sartlandırırsak defalarca,ertesi gun kalktıgımızda evrensel enerji,ne dünüyorsak onu yapmak için çalısmaya baslamıs,ve bir bakmısız ki istediğimiz olmustur.Buna zihnimizi yonetmek ,pozitif dusunce gucu diyoruz.Evrenin cekim yasası oldugunu ve biz ne istersen onun için çalıstıgını,aklımızdan gecen her dusuncenin,agzımızdan cıkan her kelimenin sihir niteliğinde oldugunu hatırlayalım.

Unutmayalım;şifayı dışarda aramayı,selzenişi,şikayet etmeyi,tembelliği bırakalım,şifa içimizde,nefesimizde,pozitif düsüncelerimizde…

NE YIYORSAK O’YUZ:

Fitoterapi ve Dogru Beslenme:
Ne yiyorsak,O'yuz kısmı için ise;şu şekilde düşünebiliriz:
Eskiden insanlar doğada yaşarken,un,makarna,seker,tuz,bulgur,pirinç,mısır gibi gıdalar tüketmiyordu ve gayet sağlıklıydılar.Ta ki penisilin icat edilip, ilaç firmaları kurulana kadar.Amerika’nın meşhur petrol milyarderleri aileleri, bu ilaç firmalarını satın aldığında,1940 savaş yıllarına karşılık gelir.O yıllarda,dünya savaştan cıkmış,her ülkede açlık hakmdi.Beyaz ekmek sadece zenginlerin yiyebileceği bir şeydi.Köylünün yediği ekmek ise kara buğdaydı.Amerika 'nın sloganı şu oldu ;'Açlığı yok edecegiz,herkes beyaz ekmek yiyebilecek!!' .Satın aldıkları ilaç firmalarının satış yapması gerekiyordu.Bunun için en kolay yöntem ne olabilirdi ?İnsanların hasta olması gerekiyordu ki ilaç satışı olsun…Her eve öyle yada böyle ekmek giriyordu,bu sebeple eğer ekmeğin genetiği ile oynarlar ise ,hastalık yayabilirlerdi.2,5 metre olan buğdayın genetiği ile oynayarak ,bodur buğday elde ettiler,ve tohumları ücretsiz olarak tüm dünyaya,her yere ihraç ettiler.Savaştan çıkmış ,açlıktan kırılan halk, ücretsiz olunca elbette tum tarlalarına bu buğdayı ekti.
Sonuç mu ? 
Yanlızca 10 sene sonra çölyak hastalığı diye bir hastalık çıktı.Şeker hastalığı 3 katına çıktı,sedef hastalığı ,romatizmal rahatsızlıklar gibi otoümmin rahatsızlıklar arttı.Günümüzde yanlız 10 sene sonra beklenen şeker hastası sayısı 30 milyondur,bu her 3 kişiden en az birinin şeker hastası olması demek.Bu yüzden diyebilirim ki;genetiği ile oynanmış gıdaları tüketmeyin.Mümkün oldukça antibiyotik kullanmayın,ilaçlardan mümkün olduğu kadar uzak durun.
Eskiden penisilin icat edilmeden ,ilaç firmaları kurulmadan evvel insanlar collodial gümüş suyu ile tedavi olurlarmış,ananelerimizden duymuşuzdur çoğumuz,’Yavrum ben seni gümüs sularıyla buyuttum diye’..Krallıklarda gümüs bardaklarda su içirilmesinin de sebebi buymus.Ne yazık ki ilaç firmalarının kurulusundan sonra gümüs suyu ile tedavi yasaklanmış,uygulayan insanlar tehdit edilmiş bu firmalarca.Araştırmalarıma göre collodial gümüsün 165 çesit bakteriyi 5 dk içerisinde öldürebilme özelliği var ve günümüzde bazı illerde kullanım için satılıyor.
Peki nasıl beslenmeliyiz?
Genetiği ile oynanmış besinlerden uzak durun.
Her eve ekmek girdiği ve her öğünde yemek alışkanlık olduğu için,insanlarda ekmek yemez ise doymazmıs psikolojisi var..Ilk haftalarda bunun için nohut unu tüketebilirsiniz.2 kasık nohut unu,biraz su ekleyerek,yumurtalı yada yumurtasız omletinizi baharat ekleyerek,çiya tohumu ekleyerek(protein açısından çok zengin özellikle veganlar için) yapabilirsiniz,ekmek yerine bu omleti yiyebilirsiniz kahvaltılarda.Ogle ve aksam yemeklerinde ise mercimek,nohut,kuru fasulye ,kuru bezelye ,kinoa (protein açısından etten daha zengin ıspanakgillerden gelen ancak kısır görünümlu yiyecek) haşlayabilirsiniz.Doyduğunuzu göreceksiniz.Şimdiye kadar aldığınız model,ailelerinizden ekmek ile beslenme modeli olduğu için gözünüze zor gelebilir ancak aslında hiç de zor değil,saglığınız için bunu yapın..Sadece ekmek değil,bulgur,pirinç,makarna,her türlü buğday,mısır,soya ,somon balıgı,fabrikasyon maya ile yapılmış peynir ve yoğurt bu ürünlerden genetiği bozulmuş olduğu için uzak durun.Bu ürünler bağırsaklarda sindirilmediği için,hücreleri bozuyor ve %75 kanser ve hastalık riskini arttırıyor..
Evde yoğurdunuzu kendiniz mayalayın:
Pastorize olmayan yemine güvendiğiniz bir ineğin ,mandanın yada keçinin sutunu kaynatıp,soguduktan sonra 1 bardak ayırın.Içine 15-20 adet nohut atın.1 gün beklesin bu mayanız olucak.Sonrasında kalan sutun içine ilave edip karıstırın ve fırına koyun agzını kapatın,fırını çalıstırmayın yada iserseniz eski usul oldugu gibi bezlerle yogurdu sarmalayabilirsiniz.1 gun sonra yogurdunuz hazır.Ilk yaptıgınız biraz cıvık olabilir ama zamanla yaptıkça koyulasacaktır.
Fabrikasyon mayalı gıdaları tüketmeyin:
Peynir için,fabrikasyon maya ile mayalanan peynirleri tuketmek yerine,eskiden anaenlerimiz köylerde şirden mayasından yapılmıs peynir tuketirlermiş,bugun hala satan yerler var ancak dikkat edin brucella hastalıgına yakalanmayın,guvendiğiniz bir yer varsa oradan alın sütü..yada kaynatıgınız pastorize olmayan sutu elma sirkesiyle keserek çökelek elde edebilirisniz,en güzel peynir bu aslında..
Her ogunde salata tüketin:
Bunu dısında kahvaltı,oglen ve aksam yemeklerinde mutlaka salata yiyin,mevsim sebzesi ne varsa bol yeşillikli kırmızı besinlerin oldugu salatalar ,elma sirkesi de eklerseniz,prebiyotik acıdan cok zengin olur.
Prebiyotik alımına dikkat edin,bağırsaklar ikinci beynimiz:
Bagırsaklarımız ıkıncı beynimiz oldğu için prebiyotikler çok önemli.Dogal prebiyotikler,ögle ve aksam yemeklerimizde eslik ederlerse bagırsak saglıgımızı ,dolayısıyle diğer tum organlarımızın saglıgını da korumus oluruz. Dogal yollardan alabileceginiz en iyi prebiyotik ev yapımı tursu,ev yapımı elma sirkesi,nohut mayasıyla mayalanmıs yogurt,şirden mayasından yapılmıs peynir,yada pastorize olmayan ve dogal yem ile beslenen ineğin sutunden kaynatıp elma sirkesi ile kesilen cokelek ,bunlar dogal maya içerdiği ,fabrikasyon maya içermediği için bagırsaklara zarar vermezler.Fabrikasyon mayalı ve gdo lu yiyecekler ise bagırsak hucrelerinde sindirilemediği için hucreleri bozar ve kanser ,hastalık riskini % 70 arttırırlar.Dogal yollar yolu ile alamayanlar ise midede değil bagırsakta sindirilen prebiyotikleri kullanarak,fitoterapi olarak tercih edebilirler.
Şekerden uzak durun!
Şeker yavaş öldüren bir zehir ,sigara gibi.Şeker yerine tatlı birseyler yapmak istiyorsanız hindistan cevizi unu,hindistan cevizi şekeri ,agave şurubu arada olmak uzere keklerinizi tatlılarınızı yapabiliriniz.Eğer kakaolu kekler,tatlılar yapacaksanız,ham kakao kullanmanızı tavsiye ederim.
Organik beslenme:
Organik beslenme,gunümüzde beslenme açısından en onemli soru işareti olarak görülmekte.Bunun için ozellikle meyve sebze alımı için organik pazarları ziyaret edebilirsiniz,bugday derneği tarafında denetim altında oluyorlar ve cok sık bir sekilde denetim yapılıyor.
Baklagiller,kuruyemiş,yumurta gibi gıdaların ecosert ya da IMO sertifikalı olmasına dikkat edebilirsiniz.
Temizlik ve kozmetik urunlerinizi,bulasık,çamasır makinesi deterjanlarınızı organik pazarlardan sertifikalı urunler olarak satın alabilirsiniz.

Bol su için;
Acıkcası evde ve iş yerinde,dısarda mumkunse cam şişede su kullanmanızı,suyun ph değerine dikkat etmenizi oneririm,gunde 2-2,5 lt su tuketin,unutmayalım vucudumuzun %70-90 ‘ı su,bu yuzden su tüketimimiz ne kadar dogru olursa,bas agrısı,bakteri olusumu ve hastalıkların onlenmesi,organların temizlenmesi daha kolay olur.
Kuruyemiş tuketimi;
Sabah ve öğle arasında hurma,kuru incir,kuru kayısı,ceviz,kuru üzüm ,badem,fındık ,antep fıstıgı gibi kuruyemiş tuketebilirsiniz.Cevizin ilerinde onemi cok buyuk olup,omega 3 asitlerini iermesi yanında,içinde doğal gümüş bulunan tek besindir,günde bir avuç ceviz tüketmenizi öneririm.Hurma bir cok vitamini içermesi yanında,dogum yapmaya yakın kadınlarda ,suni sancı dahi baslatılmasını saglayan cok etkili bir besindir.Evde ozellikle yaş hurma tuketiyorum.
Meyve tüketimi:
Oğle ve aksam yemegi arasında ise ,1-2 çesit meyve tuketebilirsiniz.Ancak seker hastalarının meyve tüketimine dikkat etmesi gerekir,şeker hastaları özellikle hunnap tüketebilirler.
Yağ Tüketimi:
Tereyagı ve soğuk sıkım zeytinyagı dısında bir yag tuketmenizi tavsiye etmem.
Kızarmıs yağda besinler tuketmeyin.

Patates tuketimi:
Organik patates dısında patates tuketmeyin,kansere sebebiyet verdiği bilimsel olarak kanıtlandı.

Fititerapi ile bağışıklık sistemi kuvvetlendirmek ve bazı hastalıkları onlemek için;
Organik çörek otu yagı,hindistan cevizi yağı sabah aç bir tatlı kaşığı tüketebilirsiniz.
Zerdeçalı yemeklerinizden ,zencefil ve limonu çayınızdan eksik etmeyin.Bogazınız agrıdında hemen antibiyotik almak yerine adacayı demleyip sogutup içine tuz atarak bogazınızı gargara yapmayı deneyin.
Spiriluna,zerdecalı kök ekstart olarak kullanabilirsiniz,bagısıklık sistemin kuvvetlendirmenin yanında aynı zamanda vucudunuzdaki agır metallerin atılmasını,organların ve kanın da temizlenmesini saglar.
Karaciğer temizliği için enginar tuketebilirsiniz.
Idara yolu enfesiyonlarında maydonoz suyu içmeyi,papatya çayı içmeyi,bol C vitamini içeren cranberry,portakal,mandalina gibi besinleri tuketmeyi deneyin.

Yukarıdaki yazdıklarım; yaptıgım arastırmalar ve kendi tecrübelerim neticesinde iletilmiş bilgilerdir,şahsen kendim bu şekilde besleniyorum,sadece faydalı olmak adına yaptıgım bir paylasimdir,isteyenler faydalanabilsin diye..

NE HISSEDIYORSAK O’YUZ:
Kalpten ne hissediyorsak ,O’yuz aslında.Nefes teknikleri ile pozitif düsünce gücümüzü geliştirip,huzur ve sukunette kalarak ,daha dogru kararlar alabiliriz.Her sıkıstıgımızda ilaca koşmak yerine bitkisel tedavileri,fitoterapi,homeopatiyi seçebilir,kozmik enerji ve diğer enerji teknikleri, alternatif tıp ve tedavilerden faydalanabilirsiniz.
Seanslarımda yukarıda bahsettiğim 3 boyuta hitap edecek sekilde çalısmalar yapıyorum,sadece enerji yada diğer teknikler değil,kişilerin yasadıkları tramvalar,ne yedikleri,ne düsündükleri de bi o kadar onemli ,bu yuzden bütüncül tedavilerin birlikte uygulanıp,sonuç alınması taraftarıyım.Şahsen senelerce tedavi edilemeyen ve hangi sebepten kaynaklandıgı anlasılamayan rahatsızlıgımın çözumunu bu sekilde buldugum ve tedavi ettiğim için istiyorum ki tum ihtiyacı olan insanlara bu bilgileri vereyim,herkes şifalansın.
Kozmik enerji :
Kozmik enerji 1.boyutta yasayan Lemuryalılar ve 2.boyutta yasayan Atlantisliler zamanından gelen bir alternatif tıp ogetisi olup,800 yıl once Tibetli şaman rahipler tarafından kullanılmıstır.Alexender Petrov Rusyada tıp doktoru bazı hastaların iyilesmesi için tıp alanında kesin sonuc alamayınca ,Tibetli şaman rahiplerden bu ogretiyi ogrenmiş ve hastalarına uygulayarak kesin sonuc elde etmiştir.1994 de Kozmik Enerji okulunu kurmustur.Kozmik enerji alternatif tedavi değil ,insanın butunune hitab eden alternatif tıp uygulamasıdır.Kozmik enerji ile butunsel yaklasımla,DNA temizliği,geçmiş yasamlardan gelen negatiflerin temizlenmesi,cakralar,tum organların ,aura nın temizlenmesi,şifalanması,korunması ve auranın 5m capında genişletilmesi,aynı zamanda 5.boyut enerji seviye,sevgi boyutuna hazırlık yapılmaktadır.Kozmik enerji alternatif tedavi değil ,alternatif tıp yontemi ve gelecegin şifa çalısmasıdır.
Enerji, dalga boylarından oluşan ve çeşitli frekanslarda var olabilen bir titreşimdir. Kozmik Enerji ise her birine kanal adı verilen 42 farklı frekanstan oluşan bir disiplindir.
Bu farklı titreşim ve özelliklere sahip olan her kanal farklı bir amaca yönelik olarak ve bir takım hastalık ve problemlerin çözümünde kullanılmaktadır. İnsanlar dışında hayvanlar, bitkiler, mekanlar ve nesneler için de görev yapan kanallar bulunmaktadır.
Kozmik Enerji kanalları, grip gibi viral hastalıklardan depresyon veya şizofreni gibi psikolojik rahatsızlıklara, çözümü olmadığı söylenen migren gibi hastalıklardan, kanser ve çeşitlerine kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılır. Kozmik Enerji ile bağışıklık sistemi, kas-sinir sistemi, kan sistemi, üriner ve üro-genital sistem, kemik sistemi hastalıkları, psikolojik rahatsızlıklar, felç-inme, depresyon, migren, mide problemleri, romatizma, osteoporoz, fıtık, tansiyon, şeker, çeşitli organ sorunları, tiroid problemleri, metabolizma düzensizlikleri, cilt problemleri ve alerjiler iyileştirlebilir.
Ayrıca stres, kilo dengeleme, öfke sorunu, büyüme bozukluğu, zihinsel gelişim bozukluğu gibi sorunlarda da kozmik enerji kullanılır.
Kozmik Enerji bireylere sadece şifa vermekle kalmaz, aynı zamanda her insanın enerji bedeninde bulunan negatif etkileri de temizler. Kişinin hayatında olumsuzluk yaratan nazar, büyü, düşük seviyeli parazit varlıklar gibi düşük titreşimleri ortadan kaldırır. Kişi hayatının her alanında büyük değişim ve dönüşüm yaşar. Bireyin titreşimi kademeli olarak artar. Birey Kozmik Enerji ile aurasını, karmasını, geçmişini, bedenini, çakralarını, dişil ve eril enerji kanallarını tamamen temizler, dengeler ve şifalandırır. Kozmik Enerji bireyleri korur, onların manyetik alanlarını güçlendirir, enerji akışlarını sağlar, pozitif enerji ile yükler, bloke olmuş enerji yollarını açar, bolluk, bereket, sağlık ve sevgi getirir.
Kozmik Enerji’nin etkili olduğu alanlar sınırsızdır. Rusya’da Kozmik Enerji adı, Kozmik Enerji Tıbbı olarak değiştirilmek istenmektedir.
Modern tıbbın çözemediği durumlarda belirli bir hastalıkla bir ömür boyu yaşamak zorunda olma fikri kabul edilebilir olmadığı için, Kozmik Enerji modern tıbbın geldiği noktadan da destek alarak ve onu reddetmeden, beden, ruh ve zihin üzerinde iyileştirmeler yapar. Bu nedenle bu yaklaşım bir Alternatif Tıp değil, Tamamlayıcı Tıp yöntemi olarak isimlendirilir.
Modern Tıp hastalıkların bedendeki oluşum şekliyle ilgili önemli bir kaynak olduğu gibi, bizleri hastalıkların belirtileri ve ilerleme süreçleriyle ilgili de değerli bilgilerle donatır. Ancak modern tıp, hastalıkların bedende ortaya çıkıp yine bedende çözülebildiğine inanır. Dolayısıyla çeşitli ilaçlarla aslında hastalıkların bedendeki belirtilerini ortadan kaldırmaya çalışır. Bu süreç her ne kadar hastanın acılarını hafifletip bu sayede yaşam kalitesini yükseltse de, hastalığı tedavi etmez.
Bütünsel yaklaşımı benimsemiş olan kozmik enerji , hastalıkların bedende değil, zihinde başlayıp bedeni hastalandırdığına inanır. Dolayısıyla sadece bedendeki semptomların iyileştirilmesi yeterli olmayacağı için zihinsel ve ruhsal bir enerji terapisiyle hastayı tamamen iyileştirmeyi hedefler. Zira beden, çok yetenekli ve kendi kendine yeten bir makinedir. Hastalık diye algıladığımız durumlar, aslında bedenimizin düzgün çalışması için gerekli şartların değişmesi durumunda bize verdiği uyarılar bütünüdür. Ağrılar, sızılar ve bedenden dışarı atımlar bir uyarı veya temizlenme yoludur.
Örneğin baş ağrısı (birçok nedeni olabilmekle birlikte) bedeninizin ihtiyacı olan gıdayı almakta geciktiğinizde yani aç kaldığınız durumlarda ya da bedeninizin ihtiyacı olandan daha az uyku uyuduğunuzda da meydana gelebilir. Bu durumlarda bedeniniz, ihtiyacını beyninize sinyallerle iletir ve acı algınızı kullanarak bir yanlışlık olduğunu anlamanızı sağlar. Böyle bir durumda ağrı kesici içmek anlık olarak ağrınızı kesse de aslında problemi değil sadece semptomu çözmüş olur. Daha ciddi hastalık örneklerinde de durum daha karmaşık fakat özünde aynıdır.
Kozmik Enerji, modern tıbbın beden üzerindeki çok güçlü iyileştirici etkilerini kullanırken, zihninizi ve ruhunuzu da şifalandırmak gerektiği prensibini esas alarak modern tıp ve modern psikoloji ile birlikte hareket eder. Ancak modern tıbbın bedensel olarak çözüm bulamadığı durumlarda bedensel, ruhsal ve zihinsel terapi anlayışıyla onun gerçekleştiremediği iyileşmeyi gerçekleştirir.
Kozmik enerjinin hiçbir din ya da inanışla ters düşen, çatışan bir anlayışı bulunmamaktadır. Ayrıca herhangi bir dinle özel bir bağı olmadığı için de, inançları olan veya olmayan bütün insanlara hitap eder.
Kozmik enerji seansı yaklaşık 40-45 dakika sürer. Danışan seans boyunca gözleri kapalı olarak ayakta bekler. Ayakta bekleyemeyecek hastaların oturması uygundur. Seans tek kişiyle olabileceği gibi birkaç kişiyle birlikte de yapılabilir. En yüksek etki 12-15 seanslık bir kür sonucu elde edilir. Seansların düzenli olarak alınması büyük önem taşır. Etkin seans sıklığı günde iki seans ile 10 günde bir seans arasında değişebilir. Fakat sık yapılan seanslar verimi arttırır. Farklı amaçlarla yapılabilen seansların süre ve miktarları değişiklik gösterebilir. Seans süresince terapist, danışanın bedeninde veya aurasında bulunan çeşitli noktalara yani organlara veya çakralara dokunarak enerjiye kanallık eder.
Kozmik Enerji seansı öncesinde danışanlar rahatsızlıklarını söyleyebilecekleri gibi, terapist bazen danışanın hastalıklarını teşhis edip teşhise göre terapi uygulayabilir.
Kozmik enerji terapisi ile;
-Bedeninizi, zihninizi ve ruhunuzu yeniden canlandırabilirsiniz.
-Yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.
-Yaşamınızda önemli pozitif dönüşümler yaratabilirsiniz.
-Fiziksel ve ruhsal hastalıklarınıza şifa bulabilirsiniz.
-Yaşamınızda köklü değişikliklere yer açabilirsiniz.
-Bedeniniz, zihniniz, ruhunuz ve yaşadığınız ortamlar için şifa elde edebilirsiniz
Kozmik Enerji sadece bir şifa değil, aynı zamanda bir korunma ve temizlenme yoludur. Bu nedenle bu yöntemden faydalanmanız için hasta olmanız gerekmez. Kozmik Enerji genel olarak;
* Bağışıklık sisteminin güçlenmesini
* Hücre yenilenmesinin dengelenmesini
* Hormon dengesinin korunmasını
* Enerji ihtiyacının giderilmesini
* Sağlıklı bir uyku, iş ve özel hayatın sağlanmasını
* Stresin giderilmesini
* Genel bir mutluluk ve huzur halinin hüküm sürmesini
* Ruhsal, bedensel ve zihinsel dengenin sağlanması ve korunmasını
* Bilinçaltımız, çakralarımız, enerji bedenimiz, auramız, karmamız ve geçmişimizde biriken tüm düşük titreşimli durum ve travmaların temizlenmesini sağlar.
Danısanın 12-15 seans sonrası temizlenme,şifalanma ve korunma sürecinden sonra,danısan isterse kozmk enerji terapisti olmak için eğitim alınır.Eğitim genel bilginin verilmesi ve ana 3 kanal ile birlikte toplam 42 kanalın her seansta danısana inisiye edilmesiye verilir.
DUNYANIN BESINCI BOYUTA YUKSELISI HAKKINDA:
5.boyut hakkında ;biraz bilgi vermek isterim: 
Dünya gezegenini, Güneş Sistemini ve Galaksiyi ilgilendiren kozmik bir döngünün sonuna yaklaşıyoruz. Yaklaşık 26500 yılda bir olan kozmik spiral hareketin yükseliş aşamasına girmiş bulunuyoruz. Dünya gezegeni 3. Boyuttan 4. – 5. Boyutlara yükselmek üzeredir. Bu süreçte 3. Boyuta ait olan eski enerjilerle, eski paradigmayla yüzleşip salıverme aşamasından geçiyoruz. Bildiğimiz anlamıyla tüm gerçeklik, matriks illüzyonu ayaklarımızın altından kayıyor. Gerek ülkemizde gerekse de dünyada şu anda birbiriyle alakasız gibi görünse de aslında hepsi arka planda birbirine bağlı olan ve ancak yüzeyden bir kısmını görebildiğimiz bulmaca şeklindeki oyunlar sergilenmekte. 
Tam bir kaos halini yaşıyoruz. Tutunduğumuz, bağlandığımız tüm alışkanlıklar, inanç sistemleri, davranış kalıpları dengesizleşiyor. 
Doğru ve tek gerçeklik olduğunu düşündüğümüz tüm bilgiler, tüm inançlar (politik, ekonomik, dini, kültürel, bilimsel, sosyal) sarsılıyor. 
Amacımız,bu geçiş sürecinde kontrol altında tutulan ana medyada pek bahsedilmeyen ancak alternatif haber kaynaklarında rastlanabilecek ifşaat (bugüne kadar insanlıktan saklanmış olan bütün teknolojik, kozmik, başka gezegenlerde yaşam varlığı ile ilgili bilgiler, dünyanın gerçek tarihi, insanların yaradılış hikayesi, sağlıkla ilgili bilgiler, bilimsel ve spiritüel bilgiler, dünyanın nasıl kontrol altında tutulduğuna dair bilgiler), hadise (event)/geçiş, yükseliş ile ilgili bilgileri sizlere sunmaktır. 
Baz aldığımız ana kaynaklar arasında Direniş Hareketi/Cobra, David Wilcock, Galaktik Federasyon, yükseliş ile görevli üstadlar ve rehberler bulunmaktadır. 
Zaman zaman kendi ruhsal yükselişimize rehberlik edebilecek, motivasyonumuzu arttıracak spiritüel bilgileri de sizlere sosyal medyada sunmaktayız.
Zaman zaman da ifşaatın içinde yer alan ve korku öğeleri içerebilen haberlere de rastlayabilirsiniz. Bu haberlerin korku kısmına takılmamanızı, haberi görüp geçmenizi ve salıvermenizi öneriyoruz. Korkuları görüp salıvermek bu sürecin en önemli püf noktasıdır. Binlerce yıldır bu gezegenin insanları korku yolu ile kontrol altında tutulmaktadır. Bu nedenle enerjimizi bu korku kısmına odaklamadan insanlıktan saklanan sırların farkındalığına varmak da önem taşımaktadır. Kendimizin ve olan bitenin farkındalığına erişmek bireysel ve kolektif şifalanma sürecinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Karanlık yanlarımızı ancak görüp kabul ederek, bütünleyerek şifalanabiliriz ve yükseliş yolumuza ışığın rehberliğinde devam edebiliriz.
Burada yayınlanan bilgilerin % 100 doğru ve tek gerçek olduğunu iddia etmiyoruz. Doğru ve yanlış görecelidir. Daima değişen ve gelişen evimsel süreçte bugün doğru bildiğimiz gerçekler yarın değişebilir. Burada yayınlanan bilgilerin bir kısmı kendi inanç sistemlerinizle çatışabilir. Bu nedenle gerek buradaki, gerek başka platformlardaki bilgileri ve haberleri kendi kalp, akıl ve kavrayış süzgeçlerinizden geçirmenizi ve başka kaynakları da okuyup araştırmanızı öneririz. 
Uygun üslup, anlayış ve nezaket dahilinde yorumlarınızı ve görüşlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. 
Amacımız hadise (event)/geçiş yaklaşırken sevginin ve ışığın rehberliğinde, var olan tüm kalıpların ve inanç sistemlerinin ötesindeki gerçeklikle birbirimizi bilgilendirmek ve motive etmektir.
Amacımız birlikte yükselmektir.
Yolumuz ışığın, sevginin, şefkatin, bilgeliğin, mutluluğun ve neşenin yolu olsun.
Faydalanabileceğiniz Türkçe linkler:
http://tr.prepareforchange.net/
http://isigacagri2015.blogspot.com/2015/12/buyuk-resim.html
http://www.yenidunyaicinipuclari.com/
Yabancı dildeki linkler:
http://2012portal.blogspot.com/
http://theeventiscomingsoon.com/downloadable-documents
http://www.theeventchronicle.com/
http://recreatingbalance1.blogspot.de/
http://www.veritasgalacticsweden.net/the-event
http://divinecosmos.com/…/davids-blog/1023-financial-tyranny
http://spherebeingalliance.com/blog

Seans nasıl devam eder ?
Seansımız 40 dk boyunca Kozmik enerji ile baslar,danısanın ayakta durmasını gozlerini kapatmasını ve rahat nefes alıp vermesini isterim.Kozmik enerji yönteminden sonra 3.göz aktivasyonu ve şamanik healing ile rehberlik etmeme izin verilen konular ısıgında ,butunun hayrına olacak sekilde niyet edip ,gösterilen konulara ve seans sırasında konulan teshislere göre diğer tedavi metodlarını uygulamaktayım.
Bunlardan bazıları ;
-meditasyon,nefes teknikleri,
-reiki,
-biyoenerji,
-fitoterapi ve doğru beslenme teknikleri,
-eft,
-kundalini yükseltme,
-mantra,
-renklerle tedavi,
-meleklerle tedavi,
-Yin yoga, hatha yoga,yoga terapi,
-Ki enerjisi,
-Vedik,
-Akupunktur Noktaları aktivasyonu,
-Kristal taşlarla tedavi,
-refleksolji
Seanslar yuz yuze yapılabildiği gibi,uzaktan da yapılabilmektedir.
Tek amacım;
-insanlara yardım etmek,
-paylasmak,
-sevgide kalmak,
-yükselişe,aydınlanmaya bir nebze olsun katkıda bulunmak,
-Özümüzü,dünyaya geliş amacımızı hatırlamak,
-Pozitif kitlesel bilinci olursturmak,yükseltmek,
-Sevgiyi yaymak ,
-Ve tüm bunlara bir nebze ışık olmaya çalısmak...

BIRLIKTE CALISMAK ICIN ILETISIME GECEBILIRSINIZ.
SEVGI VE ISIKLA ,
MELTEM AKCAN